sıcağın, nemin içinde oturup kendimi iyi hissetmek için baskı yapıyorum. kafamın içinde bugün bir hayalet var. istemim dışı fikirler üretiyor, anlar hatırlatıyor, anılar yaratmaya çalışıyor, rüyalar gösteriyor. her rüyamda olan şey bu defa yine oluyor. olan biteni birilerine haber verme isteğiyle deli gibi dolanırken, rüyanın rüya olduğunu farkediyorum. uyanmaya karar veriyorum fakat uyanamıyorum. kendi rüyama yabancı, kendi bilinçaltımda dışlanmış şekilde kalakalıyorum.
almadovar'ın todo sobre mi madre'sini izledim bugün. la mala educacion'u izledikten sonra bu filmdeki travestiler konsepti rahatsız edici olmadığı gibi, bir açıdan çok da yürek burkacak tiptendi. sadece düşünüyorum da, bu filmin türkiye'de vizyona girme gibi bir ihtimali bile olmuş mudur? gerçi on yıllık bir film ve imdb'ye inanırsak 26 mayıs 2000 gibi bir tarihte release edilmiş. ama bu vizyona girmiş demek oluyor mu bilmiyorum.
neyse demek istediğim şu ki, tüm sapkınlıkları, tüm bastırılmışlıkları ve iğrenç sahte ahlak anlayışıyla bu ülkede o kadar çok şeyi kaçırıyoruz ki. bunun düzelebileceğine hiç inanmadığım gibi yeni yetişen nesilin, tacizler, dayaklar, oyuncaklardan tahrik olan büyükler ve nereye gittiğini kimsenin bilmediği ve umursamadığı eğitim sistemiyle nasıl bir hal alacağını bilmiyoruz. kimse de bu konuyu merak dahi etmiyor. sadece şunu düşünsek yeter, bugün sokakta binbir şekilde para kazanmaya çalışan çocuklar on yıl sonra nerede olacak? ne yapacak? bilmiyoruz. biliyoruz ama bilmemezlikten geliyoruz.
aslında mesaj içerikli bir şeyler yazmak değildi niyetim, öyle gaza geldim işte. almadovar'dan sokak çocuklarına çok adım yok aslında ama yine de pek iç açıcı bir pazar yazısı olmadı. hoş zaten pazar bitti sayılır ve pazar günlerinden nefret etmeye karar vereli bir aydan fazla oluyor.
*it's getting harder and harder to tell what came first.
1 comments:
filmin vizyona girmişliği var bebeğim, çek dis aud: http://beyazperde.mynet.com/film/567/arama/Annem-Hakkinda-Her-Sey
Post a Comment