uykunun arasında yüzde yüz açık bilinçle farkettiğin şeyi sabah hatırlamamak çok acaip, işte bu yüzden yatağımın başında defter kalem tutuyorum zaten ama beş numara miyop gece karanlığında yazı yazma isteğini çok köreltiyor. bir aralar uykumun arasında insanlara mesaj atma alışkanlığım vardı ve sabah yazdığım şeylere kendim mana veremiyordum. dün gece yağmur yağmasını, gök gürlemelerini ve şimşekleri rüyamla baya güzel kaynaştırdım.
belirli anlar var. sabah kalkarken alarmımı kapattığım an, tam kapıyı çekip evden çıktığım an, ofisin büyük döner kapısından çıkıp sıcak havanın yüzüme ilk değdiği an (yeterince edebi bi blogger olsam burada sıcak havayı yüzüme "çarptırırdım" belki de.). bunlar boğazımın üstüne oturuyor. bu hayatı gerçekten yaşayan ben miyim diyorum.
ara saatler zor değil, hatta bir şekilde yaptığın şeyleri yapmaya alışıyorsun dahi, küçük ofis dedikoduları, moral bozukluğunu örtbas etmek için içinden kendine ettiğin küfürler bunlar sorun değil. sadece o küçük çirkin eciş bücüş anlar. onlar acıtıyor. başka seçenekler arıyorsun. başka tercihler yapsaydım, o kadar açılmasaydım, çakılacağımı aklımdan çıkarmasaydım, nolurdu sanki fen matematik yerine dil seçseydim. dün yatmadan o şarkıyı dinlemeseydim, o yazıyı okumasaydım. bunun gibi şeyler. kendi beynimi oyalamak zorunda olmak sinirimi bozuyor. üzülmekten kaçtığımdan değil, canımın sıkılmasından da değil. neden bilmiyorum. ayakta kalınması gerekiyor. zamanın geçmesini beklemek gerekiyor. bok gibi olmamak gerekiyor. gerekenleri yapmak gerekiyor. çünkü günün sonunda o kafa sen onu o gün ne kadar bastırdıysan o kadar ağzına sıçıyor.
iki yıl önce her gece yattığımda dua ederdim, başıma bir kaza gelsin ve hafızamı kaybedeyim diye. baya gerizekalıymışım.
günün şarkısı yine regina spektor'dan gelsin. one more time with feeling.
ironik mi oldu ne.
hold on,
one more time with feeling
try it again, breathing's just a rhythm
say it in your mind, until you know that the
words are right
this is why we fight.
2 comments:
ancak bu kadar 'aynı' olabilirdi herhalde.
İnsan gece yatağının içinde, yatmadan önce gözlerini çok sıkı kapatırsa, resmen böyle koyu mavi görüntüler, solucan deliğinde Andromeda'dan bir yerlere gidiyormuşsun gibi yanılsamalar görüyor.
Ben eskiden sürekli yarın sabah şu olsun, bu olsun diye hayaller kurardım. Şimdi hayal kurmak yerine bunu yapıyorum.
Post a Comment